GÜZEL 的个人资料KARTALLARIN KANADI OLSA ...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


4月14日

GÜLÜMSE

       

Beni görmek demek ille de yüzümü görmek değildir.
Benim düşüncelerimi, benim duygularımı anlıyorsanız bu yeter.
Mustafa Kemal ATATÜRK                                                                    

Image Hosted by ImageShack.us


Saygıyla Anıyoruz…

 




Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım:
Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım:
Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim bilmem ki?
Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki!..
Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi... Nasıl yerlere geçmez insan?
Şu mezarlar ki, uzanmış gidiyor, ey yolcu,
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu!
Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn...
Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!
Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!
Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler!
Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!
«Medeniyet» denilen vahşete lânet eder,
Nice yekpâre kesilmiş de sırıtmış dişler!
Süngülenmiş, kanı donmuş nice binlerle beden!
Nice başlar, nice kollar ki, cüdâ cisminden!
Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkât;
Sonra nâmusuna kurban edilen buna hayat!
Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
Göğsü baltayla kırılmış memesiz vâlideler!
Teki binlerce kesik gözdeye âid kümeler:
Saç, kulak, el, çene, parmak... Bütün enkaz-ı beşer!
Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can!
İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün,
Kurumuş ot gibi doğrandı bıçaklarla bütün!
Müslümanlıkları bîçârelerin öyle büyük
Bir cinâyet ki: Cezâlar ona nisbetle küçük!

Ey bu toprakta birer nâş-ı perişan bırakıp
Yükselen, mevkib-i ervâh!.. Sakın arza bakıp
Sanmayın: Şevk-ı şehâdetle coşan bir kan var...
Bizde leşten daha hissiz, daha kokmuş can var!
Bakmayın, hem tükürün çehre-i murdarımıza!
Tükürün: Belki biraz duygu gelir ârımıza!..
Tükürün cebhe-i lâkaydına Şark'ın, tükürün!..
Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!
Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!
Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayasız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!
Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!..

Mehmet Akif Ersoy
 

A_Pair_of_Fuschia.jpg picture by ira_098 

şimdi öyle bi nefes almak ki;

nefessiz kalarak..

uyuştu ruhum.

kalbim hissetmiyor!

                  hani taş olmak,                

duvar gibi öylece kalmak.

yalnız bir benim artık

hayatıma bi cümle daha katamayacak kadar :(    

    "Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır; fakat, Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır."   
           

Dinle!

Ayrılıklardan nasıl şikayet etmede şu ney, ve nasıl anlatmada ayrılıkları, dinle:

“Erkek - kadın herkes ağlayıp inliyor feryadımdan; ağlayıp inliyor herkes beni kamışlıktan kestikleri gün başladığım feryadımdan…

Özlemimi açmaya bir kalp istemedeyim oysa ben, ayrılıktan parça parça olmuş, beni anlayacak bir kalp istemedeyim. Hani vuslat zamanını arar ya aslından uzak düşmüş kişi, durmadan aslını arar ya hani!..

Her toplulukta ağladığım bu yüzden benim, her yerde inlediğim bu yüzden. İyilerle dost olmam da, kötülerle oturup kalkmam da bu yüzden. Herkes dostum oluyordu zannımca benim, kendine yakın buluyordu çokları. Ne çare, araştırmadı kimsecikler içimdeki sırları, ve kimse anlamadı ayrılıktan şikayetimi…

Oysa Sırlarım Çığlıklarımdan Hiç de Uzak Değildir Benim!
Keskin bakan görür, ve dikkatle dinleyen duyar onları. Yazık, yazık ki her gözde yok o nur, her kulakta yok o dikkat!.. Gizli değildir elbette ten candan; ve can tenden gizli değildir. Lakin canı görmek için izin çıkmadı kimseye…
Hava değildir neyden çıkan bu ses, ateştir söyledikleri, nefes nefes ateştir. Ve yok olsun her kimde yoksa bu ateş! Bir aşk ateşidir içini yakan neyin; hani bir aşk coşkusu gibi içine düşen meyin!..

Sevgiliden ayrı düşmüşü teselli eder bir ney, yoldaş olur ve musiki perdeleriyle yırtar aşığın sır perdelerini, sırdaş olur. Kim gördü ney gibi hem zehir hem tiryaki, hem dert hem derman başı? Kim gördü ney gibi hem özlemde, hem sarmaş dolaşı?

Kanla dolu yoldan bahsetmede hep ney; aşk yolunun, Mecnun’un gittiği yolun öykülerini dillendirmede hep. Hani akılsızdır ya sırdaş olan akla, hani zordur ya müşteri bulmak kulaktan gayrı dile; işte o haldeyiz ki zaman erimede üzüntümüzden bizim; anlar yolunu şaşırmada…

Ve günler yanışlara yoldaş durmada.
Geçip gidiyorsa varsın geçsin günler; korkumuz yok ondan…

Ey temiz yaratılışın biriciği, hemen sen yanımızda kal yeter! Günler uzadıkça uzadı nasibi olmayan için, ve suya kandı balık dışında her şey.

(Bencileyin, bir balık kaldı susuz)

  Pişkinin halinden ne anlasın ki ham…

Öyleyse sözü kısa kesmek gerek

  vesselam!…” 

 

D

                      
         
dinlemeyi bilmelidir.



Sorumluluk almayı bilmeli
 
Önder dediğin
Yeri geldi mi sıradan bir asker
Yeri geldi mi Başkomutan olmalıdır...
 
Mustafa Kemal ATATÜRK 
 
Öldü mü EFSANE olmalıdır                 
                
                                                    Yürüyün gençler...Cumhuriyet sizin...gelecek sizin...   
 
 
"Eğitimdir ki bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüce bir sosyal toplum hâlinde yaşatır veya bir milleti esaret ve sefalete terk eder."     
 

 

Bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır. - Mustafa Kemal ATATÜRK
Millete efendilik yoktur. Ona hizmet etmek vardır. Bu millete hizmet eden onun efendisi olur. -Mustafa Kemal ATATÜRK
  
 
 
 
 
 
                                     
İMANIN GÜCÜ
Image Hosted by ImageShack.us

ASIM'ın nesli..diyordum ya..Nesilmiş gerçek;

İşte çiğnetmedi namusunu,çiğnetmiyecek.

Şüheda gövdesi,bir baksan a,dağlar,taşlar

O,rüku olmasa,dünyada eğilmez başlar,

Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor;

BİR HİLAL uğruna,ya Rab,ne güneşler batıyor!

                                                    M.A.ERSOY

Yürü altın nesli o tunç Oğuz'un!

Adet küçük, zaman çabuk, yol uzun.

Nur yolu izinden git,KILAVUZ'un!

Fethine çık, doğru, güzel, sonsuzun!

                          N.F.KISAKÜREK 

Gök mavi başak sarışın

Adı ne güzel barışın

Fakat ey yurt on savaşa

Değer senin bir karışın

                     A.N.ASYA

 
                                       
 
                                                                         

                                                                                                    sevgili gençler bayrak208lc

*Türkiye köklü bir tarihi geçmişe, dünya üzerinde kritik bir peopolitik

konumu, zengin, doğal kaynaklara, eşsiz doğa güzelliklerine önemli

Turizm kaynaklarına ve en önemlisi GENÇ BİR NÜFUS potansiyeline

sahip bir ülkedir.

* Bu nedenle ülkemiz, siyasal, kültürel, askeri ve sosyo-ekonomik çıkar

çatışmalarının çekim merkezinde bulunmaktadır.

Ülkemizin Dünya güç dengesini etkileyen bir konumda bulunması

 sürekli iç ve dış tehlikelere maruz kalmasına neden olmaktadır.

Bilindiği gibi dünya zenginliklerinden sınırsızca yararlanmak

 isteyen ve tek güç haline gelmek isteyen ülkeler askeri işgallerle

ulaşmak istedikleri amaçlarına, büyük maddi ve manevi kayıplara

yol açması neticesinde yöntem değiştirerek, terörist faaliyetlere

yönelmiştir

Dış odakların desteği ile ülkemizdeki bazı terör örgütleri

faaliyetler yürütmektedir. Bu örgütler ayakta kalabilmek için

muhtaç olduğu insan kaynağını da SİZ GENÇLERİMİZDEN

sağlamak amacındadır. Özellikle 14-25 yaş arası gençlerimizi

kullanmaktadırlar.

NEDEN 14-25 YAŞ? Çünkü bu yaştaki gençler enejiktir,

dinamiktir, maceracıdır, heyecan severdir, sportiftir.

 İşte bu yüzden kandırılması kolaydır.

* Ülkemizin mevcut problemlerinin çözümü, sizlerin güç,

kuvvet ve üstün zekanızı, ülkemizin geleceği için, sizlerin

geleceği için kullanmanıza bağlıdır.

  

sevgili üniversiteliler  

Bilindiği gibi insanların sevgi, ilgi, samimiyet gibi her zaman

geçerli duygusal ihtiyaçları vardır. Terör örgütlerinin

SİZ ÜNİVERSİTE GENÇLERİ kazanmak için ilk hareket

noktası insan psikolojinin bu durumdan yararlanmasıdır.

Üniversitelerimize sızan terör örgütü mensupları,

örgüt içerisine çekmeye planladıkları kişileri öncelikle aile

 yapılarını, zaaflarını ve gelir durumları hakkında toplarlar.

 Gerekli bilgi toplama aşamasından sonra duygusal

yakınlaşma devam eder ve daha sıcak bir yakınlaşma

başlar; arkadaş toplantılırı, sinema, tiyatro, konser davetleri,

 ekonomik sıkıntıda ise burs yardımı, kalacak yer yardımı,

kitap temini ve hatta para yardımında bile bulunarak kişiye

 yaklaşırlar.L Bu sıcak diyalog sonrasında kendisine değer

 veren senaryosu, sahnesi ve oyuncuları önceden planlanmış bu

 grubun içerisine girer. Grubun içine giren bu kişi örgütün

 ideolojisi doğrultusunda yayın yapan kitap, dergi ve gazeteler

okutularak

beyinleri yıkanır. Çünkü davranışların görülmez dünyası düşüncelerdir.

Bunun sonucunda örgüt ideoloijisi uğruna ölmeye

 hazır militanlar yetiştirilmesinin ilk amaşamısı tamamlanır.

 Daha sonraki aşama eylem aşamasına geçiliri.

Beyinleri yıkanan bu şahıslar öncelikle bildiri

dağıtma, afiş asma, yasa dışı miting, toplantı ve gösteri

 yürüyüşlerine katılma gibi küçük eylemlere sevk edilirler.

*Tüm bunlar ile birlikte kişiyi güvenlik kuvvetleri ile karşı

 karşıya getirerek hissedeceği suçluluk duygusunu kullanıp

 içinde yaşadığı toplum ile hatta ailesi ile bağlarını koparmaya

 çalışmaktadır.

Bu aşamalardan adım adım geçirilen gençler artık silahlı

eylemlere hatta canlı bombalara dönüştürülerek örgütün

 kirli emellerinde kullanıldığı bir robot haline getirilmektedir.

 img360/6389/kafaaaaaaaaaaaaaaaaaaaavi1.png

 

SİZ GENÇLER!

 

Güvenlik güçleri ile çatışırken sizleri bu hale getirenle

son model arabalarında villalarında keyifle bu görüntüleri

seyrederler, siz veya arkadaşlarınız cezaevlerine, mezarlara

giderken onlar Diskolara, Barlara ve eğlence yerlerine giderler.

Siz açlık grevine ölüm orucuna giderken onlar daha iştahla

yemeklerini yerler.

GENÇLER! GELİN HEP BİRLİKTE KENDİ GELECEĞİNİZ İÇİN

ÜLKEMİZİN GELECEĞİNE SAHİP ÇIKALIM. TÜM DÜNYA GENÇLERİ UZAY

TEKNOLOJİSİ KULLANIRKEN,

BİZ TERÖR TEKNOLOJİSİ KULLANMAYALIM.